Sendikaya üye olabilme

CEVAP:

      Bilindiği üzere 4688 sayılı Kamu Görevlileri ve Toplu Sözleşme Kanununun  “Sendika üyeliğinin kazanılması” başlıklı 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasında; “Kamu görevlileri çalıştıkları işyerinin girdiği hizmet kolunda kurulu bir sendikaya üye olabilirler.” hükmü yer almaktadır. Aynı Kanunun “Sendika üyesi olamayacaklar” başlıklı 15 inci maddesi ise şöyledir:

Bu Kanuna göre kurulan sendikalara;

a) Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatında, bağlı kurullarında ve Diyanet İşleri Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı ile İletişim Başkanlığı hariç olmak üzere bağlı kuruluşlarında, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde çalışan kamu görevlileri,

b) Yüksek yargı organlarının başkan ve üyeleri, hâkimler, savcılar ve bu meslekten sayılanlar,

c) Bakanlar, bakan yardımcıları, bu Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların başkanları, genel müdürleri, daire başkanları ve bunların yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri, merkez teşkilâtlarının denetim birimleri yöneticileri ve kurul başkanları, hukuk müşavirleri, bölge, il ve ilçe teşkilâtlarının en üst amirleri ile bunlara eşit veya daha üst düzeyde olan kamu görevlileri, belediye başkanları ve yardımcıları,

d) Yükseköğretim Kurulu Başkan ve üyeleri ile Yükseköğretim Denetleme Kurulu Başkan ve üyeleri, üniversite ve yüksek teknoloji enstitüsü rektörleri, fakülte dekanları, enstitü ve yüksek okulların müdürleri ile bunların yardımcıları,

e) Mülkî idare amirleri,

f) Silahlı Kuvvetler mensupları,

h) Millî İstihbarat Teşkilâtı mensupları,

ı) Bu Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların merkezi denetim elemanları,

j) Emniyet hizmetleri sınıfı,

k) Ceza infaz kurumlarında çalışan kamu görevlileri,

l) Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli subay, sözleşmeli subay, astsubay, sözleşmeli astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş, sözleşmeli erbaş ve sözleşmeli erler,

Üye olamazlar ve sendika kuramazlar.

        Sendikaya üye olmak temel anayasal haklardan olduğu için bu hakkın kullanılmamasına yönelik yapılacak bir yasağın mutlaka kanun yoluyla ve açık olarak yapılması gerekmektedir. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin 2013/21 Esas, 2013/57 Karar sayılı ve 10.4.2013 tarihli kararında şöyle denmektedir: “Anayasa’nın 51. maddesinin birinci fıkrasında, “Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz.” denilmek suretiyle işçi ve memur ayrımı yapılmaksızın tüm çalışanların sendika kurma ve sendikaya üye olma hakkı anayasal güvenceye bağlanmıştır.” Bu itibarla il özel idare genel sekreteri ve yardımcıları ile avukat ve iç denetçi kadrolarındaki kamu görevlileri 4688 sayılı Kanunda sendika üyesi olamayacaklar arasında sayılmadıkları için sendikalara üye olabilirler.

        Bununla birlikte, il özel idare genel sekreteri ve genel sekreter yardımcıları ile iç denetçilerin 4688 sayılı Kanunun yukarıda yer verilen 15 inci maddesinin (c) bendi kapsamına girebileceğinden bahisle, yanlış değerlendirme sonucu bazı tereddütlerin dile getirildiği görülmektedir.

        İlk olarak genel sekreter ve genel sekreter yardımcılarının, sözü geçen bentteki “en üst amir” nitelemesi içerisine girdiği gerekçesiyle sendika üyesi olamayacakları iddia edilmektedir. Halbuki 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanununun “Valinin görev ve yetkileri” başlıklı 30 uncu maddesinin (a) bendinde, “Valinin görev ve yetkileri şunlardır: a) İl özel idaresi teşkilâtının en üst amiri olarak il özel idaresi teşkilâtını sevk ve idare etmek, il özel idaresinin hak ve menfaatlerini korumak.” denilmek suretiyle il özel idaresinin en üst amirinin vali olduğu açıkça belirtilmektedir. Dolayısıyla 5302 sayılı kanunda genel sekreter ve yardımcıları en üst amir sayılmadıkları, 4688 sayılı kanunda ise bu kadrolar sendika üyesi olamayacaklar arasında zikredilmediği için il özel idare genel sekreteri ve genel sekreter yardımcıları kamu görevlileri sendikalarına üye olabilirler.

        İkinci olarak, iç denetçilerin durumuna bakıldığında da, benzer hatalı yorum yapıldığı görülmekte olup, Devlet Personel Başkanlığının 03.04.2015 tarih ve 2263 sayılı görüşünde de belirtildiği üzere iç denetçiler de sendika üyesi olabilirler: “Bu itibarla, kamu kurum ve kuruluşlarında anılan mevzuat çerçevesinde iç denetçi olarak görev yapan personelin, yürüttüğü görev ve yetkileri açısından bakıldığında, 4688 sayılı Kanunun 15 inci maddesi kapsamına girmediği değerlendirildiğinden, söz konusu personelin görev yaptığı kurumun girdiği hizmet kolunda kurulu kamu görevlileri sendikalarına üye olabileceği mütalaa edilmektedir.

        Avukatlara ilişkin ise hiçbir tereddüt bulunmamakta olup, onların sendika üyesi olabileceği de tartışmasızdır.

        Netice itibariyle il özel idaresi genel sekreterleri ve genel sekreter yardımcıları ile avukat ve iç denetçi kadrolarında bulunan kamu görevlilerinin, 4688 sayılı Kanun kapsamındaki ilgili hizmet kolunda faaliyet gösteren sendikalara üye olabilecekleri hususunu bilgilerinize sunarız.